Saadet Partisi Manisa İl Başkanı Zekayi Yılmaz: “Türkiye Avrupa’nın Çöplüğü Değildir”
Saadet Partisi Manisa İl Başkanı Zekayi Yılmaz: “Türkiye Avrupa’nın Çöplüğü Değildir”
Saadet Partisi Manisa İl Başkanı Zekayi Yılmaz: “Türkiye Avrupa’nın Çöplüğü Değildir”
Saadet Partisi Manisa İl Başkanı Zekayi Yılmaz: “Türkiye Avrupa’nın Çöplüğü Değildir”
Saadet Partisi Manisa İl Başkanı Zekayi Yılmaz, Avrupa’dan Türkiye’ye gönderilen plastik atıklar üzerinden atık yönetimi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, plastik atık ithalatında daha sıkı denetim çağrısı yaptı.
Saadet Partisi Manisa İl Başkanı Zekayi Yılmaz, Türkiye’ye Avrupa’dan gönderilen plastik atıklara ilişkin açıklama yaptı. Yılmaz, çevre politikalarının yalnızca ekonomik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin kendi atık yönetim sistemini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
Saadet Partisi Manisa İl Başkanı Zekayi Yılmaz, “TÜRKİYE AVRUPA’NIN ÇÖPLÜĞÜ DEĞİLDİR Türkiye, Avrupa’dan gönderilen plastik atıkların en önemli adreslerinden biri hâline gelmiştir. 2025 yılında yalnızca Avrupa Birliği ülkelerinden ülkemize 503 bin ton plastik atık gönderilmesi, üzerinde ciddi şekilde durmamız gereken bir tablodur. Biz Saadet Partisi olarak çevre meselesine sadece ekonomik açıdan bakmıyoruz. Bizim medeniyet anlayışımızda çevre Allah’ın bize emanetidir. Toprak emanettir, su emanettir, hava emanettir. Bu emaneti korumak hem bugünkü insanımıza hem de gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur. Elbette geri dönüşüm gereklidir. Ancak geri dönüşüm adı altında Türkiye’nin Avrupa’nın plastik atık yükünü taşımasını doğru bulmuyoruz. Kendi şehirlerimizde oluşan atıkları yeterince ayrıştıramazken ve geri dönüşüm sistemimizi daha da geliştirmemiz gerekirken, başka ülkelerin yüz binlerce ton atığını ülkemize getirmek sürdürülebilir bir politika değildir. Bu nedenle plastik atık ithalatında çok daha sıkı bir denetim sistemi kurulmalıdır. Kirli, karışık ve geri dönüştürülmesi güç plastiklerin ülkemize girişine izin verilmemelidir. İthal edilen her ton atığın hangi tesise gittiği, ne kadarının geri dönüştürüldüğü ve kalan kısmının nasıl bertaraf edildiği takip edilmeli ve sonuçlar kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır. Aynı zamanda Türkiye’nin kendi geri dönüşüm sistemi güçlendirilmelidir. Kaynağında ayrıştırma yaygınlaştırılmalı, belediyelerin altyapısı desteklenmeli, depozito ve geri kazanım sistemleri etkinleştirilmeli, kaçak döküm ve yakmaya karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Geri dönüşüm tesisleri de çevre ve insan sağlığı açısından düzenli olarak denetlenmelidir. Biz Saadet Partisi olarak milli bir atık yönetimi politikası oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’nin geri dönüşüm kapasitesi öncelikle kendi atığını ekonomiye kazandırmak için kullanılmalıdır. Bizim toprağımız başka ülkelerin çöp sahası değildir. Suyumuz, havamız ve toprağımız ticari hesaplara feda edilemez. Çünkü çevre Allah’ın bize emanetidir. Emanete sahip çıkmak ise yalnızca bir çevre politikası değil; ahlaki, insani ve nesiller arası bir sorumluluktur” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.